31 Ocak 2013 Perşembe

 Cennetin yukarıda olduğunun kanıtı tam olarak nedir? Uçuruma ulaşmak için de yukarıya çıkmalıyız, soğuğa ulaşmak için de...

Susturucular

  
Masmavi bir ışık yanıyordu önümde. Peşinden çok koştum. Çok yoruldum. Koştuğum için değil. Neden koştuğumu, tam olarak nereye gittiğimi bilmediğimden yoruldum. Akıttığım her ter damlam için, her adımda kendime küfür ettim dostlarım. Aklınıza gelebilecek en ağır küfürlerdi. Kendisine hakaret edilen her insan gibi ağlamaya başladım. O anda bazı şeylerin sınırlarıni keşfettim. Gözyaşlarım... Onların sınırları yoktu. Ağlamamak için gözlerimi sımsıkı kapattım. Durduramadığımı anlayınca geri döndüm. Tanıdık bir yüz aramaya başladım. Ya yalnız kalmaktan korktum ya da... Bilmiyorum. Sadece aradım. Bulamayacağımı anlayınca bambaşka bir yüzü tanımaya karar verdim. Bir ağaca yaslandım. Tanrı ağaçları; insanları yaşatsın diye yarattıysa bir bildiği vardır diye düşündüm. Ağacı dinlemeye başladım. Sadece dinledim ve fark ettim ki O; tanıdık bir yüzmüş ve tanrı haklıymış.
  İnsanlar arabaların, diğer insanların, fabrikaların hatta müziğin sesini kısmalılar. Ağaçların anlatacakları çok şeyleri var çünkü. Anlatacak  bir şeyleri olan bütün varlıklar dinlenmeli bence. İnsanlar dinlenmemeli. Çünkü; insanların anlatacakları hiçbir şeyleri yok. Lanet insanların tek görevleri susturmak. İnsanlar dağları, okyanuslari, arıları, bebekleri, ağaçları sustururlar. Susturdular.
  Dönüş yolumda bir sürü gözyaşı gördüm. Saymadım. Saymak zayıflıktı. Öğrenmek zayıflıktı. Bilmek: Cehaletti. En iyisi bilmemek. En iyisi nedir biliyor musunuz dostlarım? Gökyüzüne bakmak. Asla yere değil. Hiçbirşeyin verdiği huzur yalnızca gökyüzünde vardır.

30 Ocak 2013 Çarşamba

So...


Çok bunaldığımı hissediyorum şu aralar. "Sınav yaklaşıyor ondandır" diyemiyorum. Çünkü olmadığını biliyorum. Yanımdaki insanlara da güvenemiyorum. Sanki hepsi kendi çıkarları için yanımda. Öyle hissediyorum. Meleklerim gitmiş. Yoklar artık. Artık sadece ailemi istiyorum. Ablamı istiyorum. Üniversiteyi kazanıp gitmek, uzun bir süre geri dönmemek istiyorum. Yeni bir hayat istiyorum. Ütopyam. Ütopyam'ı geri istiyorum. 


 Yalnız kalmaktan korkmuyorum ama birilerine güvenmek istiyorum. yakınlarımın benden uzaklaştığını görmek  istemiyorum. Bu psikolojiden nasıl kurtulacağımı da bilmiyorum. Şu an sadece birilerinin beni buradan uzaklaştırması gerekiyor. Sadece bir dosta ihtiyacım var. Gerçek bir dosta. Güvenebileceğim herhangi bir dosta. Hani bir söz var ya: "bir gün gelir seni hiç tanımayan birine tüm hayatını anlatmak istersin" diye. Tam bu durumdayım işte. Beni dinleyeceklerini bilsem çıkıp  yolda gördüğüm biriyle konuşacağım. Fakat biliyorum işte beni dinlemeyecekler. Ayrıca şu an yapmak istediğim tek bir şey daha var. Birinin omzuna yaslanıp gözlerim şişinceye kadar ağlamak istiyorum. Ben.. Mavi kuşumu istiyorum.