8 Şubat 2014 Cumartesi




Keşke ölsen.
  Dünya'nın başına gelmiş en büyük felaket Insanlık'tır.
  İnsanlık yalnızca kendi düzenini yaratır ve bu düzene uymayan insanları bünyesine alıp yok eder. Uymayı reddedecek kadar cesareti olan insanlar ikiye ayrılır. Aptallar ve Farkında Olanlar. Böylece 3 farklı "toplum" oluşur. Tahmin edebileceğiniz üzere "Aptallar" 1. toplum düzeni gereğince kısa sürede sindirilirler. Duygularıyla hareket eden bu "Aptallar" ki bahsetmek istediğim kişisel duygular değil. Şu aptal "İnsani Duygular"dan bahsediyorum. Peki nedir bu "İnsani Duygular"? Aşk gibi, sahip olma güdüsü gibi ve tabii ki -yaratılıştan beri gelen- savaş-kaç mekanizması gibi. Yaratılıştan gelen dediğim bu "savaş-kaç" mekanizması tabii ki doğal mekanizma değil. Gerçek anlamda savaşlardan, sığınmaktan hatta biraz daha açarsam: savaşma ve doğal olarak sığınma isteğinden bahsediyorum.
   Neyse; işte bu aptallar sadece 1. toplum insanlarına ihtiyaç duyarlar. Cinsel ilişkiye, arkadaşlığa, eğitime(!) hatta kapitalizme
  Hadi geçelim şu toplum düzenini. Geleliiim; BETONLARA.
 Çok çok sevdiğim bir şarkıda (çevirisi şu şekilde) "kaçmam gerek adamım çünkü bu duvarlar Güneş'i kapatıyorlar." Evet binalar. Her zaman daha lüksünü, daha büyüğünü inşa etmek zorunda olduğumuz (!) şu binalar. Asla yetmiyor değil mi? Binalar inşa ediyoruz. Yetmiyormuş gibi bunun için ağaçların ve daha birçok doğal organizmanın olduğu arazileri seçiyoruz. Sadece bizler, İnsanlar önemliyiz değil mi. En akıllı varlıklar(!). Evet sokak köpeklerine sentetik mama veren gerizekalılar siz de böyle düşünüyorsunuz. Yaptığınız tek şey: meydanlara çıkıp, o dev kağıttan/kartondan pankartların üzerine "Ağaçları kesmeyin!", "Hayvanları koruyun!" tipi şeyler yazmak. O hiçbir şeye yaramayan aktivistliğin yalnızca zaman kaybı. Belirtmek istedim.
  Keşke ölsen.
  Emre Yılmaz diye bir yazar şöyle bir şey yazmıştı: "Dünya'nın kanseri işadamlarıdır. Çünkü yalnızca kanser hücreleri yaşadıkları organizmayı harap ederek çoğalırlar." Kesinlikle bir lafım yok. Tek kitabıyla beni çok etkileyen, kapitalizmin yüksek basamaklarında oturan adam o.
  Keşke ölsen.
   Ben şöyle küçük bir değişiklikle bu nefret dolu yazımı bitirmek istiyorum:
   "Dünyanın kanseri İnsanlar'dır."