23 Eylül 2010 Perşembe

-Merhaba !!!
-İçimde belirsiz bir mutluluk, bir sevinç!!! :)
-I want to play a game! Now !!!
-Derslerimiz arasında "diksiyon ve hitabet" diye bir ders var. Çok saygı duyduğum birinden diksiyon hakkında aldığım olumsuzluklar dahilinde şunu söylüyorum; Sanırım bu ders yıl boyu başıma lanet gibi çökecek!!!
-Havadan şöyle bir uçak geçince düşündüm.  Şimdi bu uçaktakiler bizi görmüyo bizde onları. Peki bizim varlığımız onların -ya da onların varlığının bizim- ne işimize yarıyo. Gerçi bunun gayet mantıklı bir açıklaması var ama beni kesinlikle tatmin etmiyor.
-Şöyle dinsiz imansız olacam ki....  v for vendetta'daki gibi kalıcı olmak için dünyanın en başarılı seri katili olmak isterim. Gerçi ozaman kalıcı olmak çok kötü olurdu. Düşünsenize Türk insanından gelecek küfürleri... :)
-Okulumda eskiden yakın olduğum bir arkadaş var. Bu arkadaş üzerinde tamamiyle sosyal deneyler yaptım. Vardığım sonuç ise herkesi (herkes derken sadece iki arkadaşım olduğunu belirtirim. :)) şaşkınlığa uğrattı. Bu arkadaşta negatif bir enerji var. Kendini aşmış arkadaş. Negatif iyonlarını dört bir yana dağıtıyor. Neyse deneye geçelim. Fark ettim ki ; bu arkadaş ile kısa bir süre geçirdikten sonra ruhsal çöküntü baş gösteriyor. Beynindeki nöronlar intihar eğilimine girişiyor. Ben bu arkadaşla vakit geçirdikten sonra bunalıma girer ağlardım. :) şimdi ondan uzak duruyorum. Yakın arkadaşlarına hayır dualarımı iletiyor kolaylıklar diliyorum.
-Hoşçakalın!!!

8 Eylül 2010 Çarşamba

Büyük Buluşma...

-Bu uzun aradan sonra yine sizlerle birlikteyim.
-Çok sık aklıma gelen birşey; Ya ben aslında şizofrensem. Ya bütün bunları hayal ediyorsam. Hatta belkide karantinadayım, kapalıyım. Sahip olduğum herşey, herkes benim hayalgücüm.
-Okulum başlıyor. Elveda; "tembellik, öğlene kadar uymak, gezmek, cafeler..." Sizi özleyeceğim...
-Tam bir dil katili olduğum kanısına varmış bulunmaktayım.
-Büyük hayranlığım abim yaşındaki birine ismiyle hitab özgürlüğü veriyor. Ancak yüzyüze geldiğimiz zaman O'na "abi" ditye hitab etmem gerektii gerçeğini bir türlü kabullunemiyorum.
-Biyoloji dersinde bütün yıl ezber yapmak zorunda olduğundan sayısal derse girdiğini reddetmiş bulunmaktayım. Biyolojiyi tüm içtenliğim ile kınıyorum.
-Cümleye "tek kelime ile.." diye başlayıp 1.000.000 kelime kullanan insanı kınarım, üzlürüm, yıkılırım.
-Bir gün şöyle yüksek mevkiili biri gelse ve; "Seni okuldan ve tüm sorumluluklarından azad ediyorum" dese. Ne yaparım bilmiyorum. hiç düşünmedim.
-Kuzenim ile oyun oynarken şu mükemmel ismi keşvettik; "squily spleen and spoon". Sonra farkettik ki; iki isimmiş. Mutlu olduk. Paylaştık.
-Filmde ki konuşmada ünlemlik bir durum olmamasına karşın; altyazıya ünlem koyan arkadaşlara sesleniyorum... Bıktım senden!
-hoşçakalın.