Ben yine uyuyamıyorum o yüzden yine Blog'uma sarılmış bulunmaktayım. Bütün gün düşündüm. Sonuçta üzgün olduğuma karar verdim. Aslında sinirliyim. Tamam ruh halimi bilmiyorum çünkü sabah mutluydum.
Kimseyle bir derdim olsun istemiyorum. Ve cidden birilerine yardım etmek istiyorum. Şöyle bir yardım oluyor: Bir gün kötü bir duruma düşerse -bu çok basit bir şey bile olsa- benim hep yanında olduğumu bilsinler. Çünkü benim çok kötü durumlarımda yanımda olan çok insan vardı. Hala yanımdalar biliyorum ve onları çok seviyorum. Neyse konumuza dönersek insanları asla sırtlarından vurmayacağım. Bunu bilsinler istiyorum. Buna göre tavır almalarına gerek yok. Sadece bilsinler. Bu arada hala yanımda olan meleklerime sonsuz teşekkürlerimi sunarım. :)
Ütopyam'da değişiklik yapmıyorum uzun zamandır. Sanırım sevdim son halini. Bilginiz olsun en son büyük bir ağacım oldu. Bir de derin bir kuyum. Ha bir de mavi bir kuşum var. Canım çok sıkılırsa izlemeye giderim.
Kuyunun en diplerinde olur hep. Gelmemi bekler. Bilirim o hep orada.
Geçen yaz bir tür uyku sorunum vardı. Tahminen 2-3 hafta kadar sürdü. 2-3 hafta boyunca her sabah güneşin doğuşunu seyrettim. Her gece 3-4 arası da öylece oturup yıldızlara baktım. Keşke yine olsa uyku sorunum. Uyanık olsam da güneşin doğuşunu seyretsem. Hatırlıyorum da bizim çatının anahtarını elde edebilmek için çok çabalamıştım. Elde edemedim tabii.
Her şey düzelecek. Biliyorum. Ve zamanında aksini söylemiş olsam da umut çok güzel. Umut konusunda hep Nietzche yi savunmuşumdur. "Umut yalnızca eziyetin süresini arttırır.". Eşsiz bir insan da şöyle demişti bana: "Nietzche karamsardı çok mutsuzdu o yüzden düşünüyordu.". Hem ne demiş Thomas Fuller: "Büyük umutlar; büyük adamlar yaratır.".
Tracy Chapman iyi gider...
Bu arada her şey düzelecek biliyorum. Çünkü; Hiçbir kış sonsuza kadar sürmez. :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder