30 Ekim 2010 Cumartesi

Muhittin Ağabey'ime....:)

~Merhaba.
~Öncelikle klişelerimden: bir özür diliyorum. Neden? Çünkü ara verdim yine...
~Şimdi. Neden ara verdim? Çünkü ilham kaçtı gitti benden. Tekrar ergenliğe girdim.
~Ben ne kadar genç olsamda; 90 lardanım galiba... Yani inşallah.
Amin.
~Ya ben güzel sanatlara yada sinema yada fotoğraf okuyacam. Biraz kaba oldu sanki. Galiba yani. Of. kıl-yün.
~Benim yanlış okumalarım olay oldu bugün. Parkatol. Galabel( ki galabel ne onu ben bile bilmiyorum düşünün.)
~Evet. İçimi dökmeliyim. Aslında pek sevmem boyle ortamlarda dert yanmaya ama... Belki bi yardımsever beni duyar..Şimdi ben sayısal öğrencisiyim. Bizim elimiz mahkum edebiyat görüyoruz. Ama bir öğretmen var. (alınmasın ama tam bir glabet!).Neyse bu güzel insan biz sayısal öğrencilerine: " 4 kitap okuyacaksınız.. Sizi sınav yapıcam zaten işiniz yokmuşmuş...kıl ...yün..." Allah'ım delireceğim. Beddualar havalarda uçuşuyor. Birde bu mükemmel insan; sözel öğrencilerine 3 kitap vermiş. Neyse bu paragraf için kusuruma bakmayın. Sinir kustum (BİRA)z...
~Çok ama çok sevdiğim, adeta türkçeyi ilk öğrenen bir insan. Arkadaşım Muhittin (gerçek adını vermayeceğim; biraz komplekslidir de.)(zaten kumuyor da bunu..)(çok paranzez oldu. Kusura bakmayınız...) mükemmel ötesi konuşur. Awesome... Sende bende. Biz ikimiz ben tek. Futbol basketbol...vb. Ancak böyle söylediğime bakmayın. Muhittin kelimenin tam anlamıyla "kutsanmıştır". Ben O'nunla dalga geçtim ve... 5 gündür yürüyemiyorum..... :) seni seviyorum Muhittin. Jnms. Büyük İnsan. Kutsal varlık.... :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder